Aliye Öğretmen Hangi Romanın Kahramanı?
Başlangıç: Aliye Öğretmen’in Gizemli Dünyası
İzmir’de yaşamak, hayatı bir parça eğlenceli hale getirebilir. Evet, sokaklarda dolaşırken karşınıza çıkan muazzam deniz manzarası, kıyıda çalan müzikler, bir de tabii ki her köşe başında dikilen koca çaydanlıklar… Ama en çok eğlendiren şey, insanın her anını esprili bir bakış açısıyla geçirmeyi başarması. İşte ben de böyle biriyim; arkadaş ortamımda sürekli espri yaparım ama aslında içten içe her şeyi fazlasıyla düşünürüm. Bu ikili hâlimde, bir gün Aliye Öğretmen’le ilgili bir soru aklıma takıldı: “Aliye Öğretmen hangi romanın kahramanı?”
Evet, kesinlikle bu soruyu soran kişi muhtemelen hayatında bir dönem “öğretmenlerin ne kadar sabırlı olduğu” üzerine tartışmalara girmiştir. Ama bana göre asıl mesele şu: Aliye Öğretmen’in hangi romanın kahramanı olduğuna karar vermek, gerçekten çok daha derin bir konu. Neden? Çünkü öğretmen dediğiniz insanlar, hayatımızda her yönüyle varlar ve her yönüyle değişebilirler. Bu yazıyı yazarken, bir yandan düşündüm, bir yandan da hayatı esprili bir şekilde sorgulamaya başladım.
—
Aliye Öğretmen’in Günlük Hayatına Adım Atalım
Aliye Öğretmen, her sabah erkenden kalkar, kahvesini içerken etrafına bakıp dünyayı bir kez daha çözümler. O kadar çözümleyicidir ki, bazen evdeki kedisi bile “Ya tamam, Aliye! Bu kadar derin düşünme, biraz da kedili hayat yaşa!” diye mırlıyor gibidir. Bir gün sabah kahvesini içerken şöyle düşündü:
Aliye Öğretmen: “Öğretmenlik dedikleri iş, insanın içini dökmeden yaşaması ne kadar zor bir meslek! Mesela şu öğrenciler… Bugün onlara ‘Güneş nasıl doğar?’ sorusunu sorsam, ‘Öğretmenim, güneşin doğmasını bekliyoruz!’ derler mi? Ya da ben derken, birisi parmak kaldırıp ‘Biraz daha belirgin bir soru sorabilir misiniz?’ diyecek mi?”
Evet, öğretmen olmak böyle bir şey! Her an gözlerinizin üzerinde olduğu bir meslek. Ve her şeye derinlemesine bakma zorunluluğu… Ama Aliye Öğretmen bu konuda harikadır. Tıpkı her soruya ilginç cevaplar veren bir roman kahramanı gibi.
—
Bir Eğitim Hikâyesi: Aliye Öğretmen’in Sınıfı
Aliye Öğretmen, öğrencileriyle her zaman çok iyi anlaşır ama asıl mizah, sınıfta başlar. Bir gün sınıfın en sessiz öğrencisi olan Ahmet, sınıfa yeni bir bilgi eklemek yerine sadece sabah kahvaltısındaki peynirin kokusuyla ilgili derin bir sorgulamaya başlamıştı. “Öğretmenim, peynirin kokusu, evde annemle en çok tartıştığımız konu. Bence o, peynir değil, başka bir şey… Ne dersiniz?”
Aliye Öğretmen: “Ahmet, belki de peynir, yaşamın anlamını keşfetmek için bir araçtır. Hadi bakalım, günün konusu da bu olsun. Peynirin sırrı nedir?”
Öğrenciler şaşkın, ama öğretmenin yarattığı bu esprili atmosfer, derse olan ilgiyi artırıyor. Bir öğretmen olarak, bazen dünyayı ciddiye almazsanız bile, her şey daha eğlenceli ve anlamlı hale gelir.
—
Aliye Öğretmen ve Hangi Roman?
Şimdi, dönelim asıl soruya: Aliye Öğretmen hangi romanın kahramanı? İşte bu noktada hem biraz mizah yapacağım, hem de kendi iç sesimle biraz derinleşeceğim.
İçimdeki mizahi taraf: “Hadi ama, çok belli değil mi? Aliye Öğretmen, ‘Hayvan Çiftliği’nin Napolyon’u gibi… Her zaman doğruyu söyleyerek, öğretmenlik yapıyor ama bir yandan da bir ‘gizli lider’ havası yaratıyor. Öğrenciler onun etrafında dönüyor, ama bir şekilde sınıfın düzeni hep onun kontrolünde!”
İçimdeki derin düşünen taraf: “Peki ya ‘Küçük Prens’? Belki de Aliye Öğretmen, her zaman derin anlamlar arayan, bazen koca bir sınıfı güldüren, bazen de bir tek öğrencisiyle göz göze gelip, ‘Gerçekten önemli olan ne?’ sorusunu soran bir karakterdir. O çocukken öğrendiğimiz şeyleri unutmak çok kolay, ama o, çocukların gözlerinden dünyayı yeniden görmeye çalışan bir karakter olabilir.”
Sonuç? Aliye Öğretmen, her iki tarafın birleşiminden doğan, hem mizah anlayışıyla hayatı daha eğlenceli hale getiren, hem de içsel derinlik arayışında olan bir roman kahramanıdır.
—
Aliye Öğretmen’in Birkaç Kısa Diyaloğu
Aliye Öğretmen (öğrencisine):
“Peki, bana söyle, bu sabah uykusuz kaldın mı? Yani, öğleden sonra sıkıldığında ‘İkili çözüm önerim, masanın üstündeki karton kutu’ desek ne olur?”
Öğrenci (gülerek):
“Öğretmenim, siz gerçekten masanın üstündeki karton kutu hakkında ne düşünüyorsunuz?”
Aliye Öğretmen (gülerek):
“Bazen en basit şeylerin en karmaşık sorunları çözdüğünü görüyorsunuz, değil mi?”
Öğrenci (düşünerek):
“Bunu, galiba çözemedim!”
—
Aliye Öğretmen’in Günlük Yaşamı ve Esprili Yaklaşımları
Aliye Öğretmen’in esprili bakış açısı, her konuda çok belirgindir. Mesela, okulda bir öğretmen arkadaşına “Evet, sınıfı düzene sokmaya çalıştım ama galiba öğrencilere daha önceki nesil Star Wars filmleri hakkında daha fazla bilgi verdim!” dediğinde, herkes gülmüştü. Fakat, bu esprinin ardında ciddi bir sorun da vardı: “Okulun eğitim sistemi, bazen gerçekten değişmesi gereken bir şey.”
Ve tabii ki bu tür anlarda, Aliye Öğretmen’in hayatta her zaman bir çözüm önerisi vardır.
—
Sonuç: Aliye Öğretmen’in Efsanevi Kahramanlığı
İzmir’deki bir kafede arkadaşlarımla otururken, Aliye Öğretmen hakkında konuşmak beni hep düşündürür. Onun öğretmenlik tarzı, Küçük Prens’in saf bakış açısıyla Hayvan Çiftliği’nin karizmatik liderliğini birleştiriyor gibi. Ama ben, her zaman biraz da fazla düşünürken, bu ikisini harmanlayan bir yeni roman kahramanı yaratırım: Aliye Öğretmen. O, öğrencilerine hem mizahi hem de derin mesajlar veren bir öğretmen… Gerçekten de, sadece bir romanın kahramanı olamaz.
İşte bu yüzden, Aliye Öğretmen hangi romanın kahramanı? sorusunun cevabı aslında çok basit: O, kendi romanını yazıyor!