Pohpohlamak Ne Demek TDK? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Bağlamında Bir Bakış
Kelimelerin ardında saklı anlamlar vardır; bazen sadece bir tanım değildirler, bir kültürün, bir toplumun bakış açısını da yansıtırlar. “Pohpohlamak” kelimesi de tam olarak böyle bir kelimedir. İlk bakışta basit bir eylem gibi görünür — birini övmek, hoşuna gidecek sözler söylemek… Ama işin derininde, toplumun güç dengeleriyle, toplumsal cinsiyet rollerinin şekillendirdiği iletişim biçimleriyle yakından ilgilidir. Bu yazıda, “pohpohlamak” kavramını TDK tanımından yola çıkarak, empati, çeşitlilik ve sosyal adalet çerçevesinde birlikte inceleyelim.
—
Pohpohlamak Ne Demek? TDK Tanımıyla Başlayalım
Türk Dil Kurumu’na göre “pohpohlamak”; birini hoşuna gidecek biçimde övmek, dalkavukluk etmek anlamına gelir. Yani karşımızdaki kişiyi mutlu etmek ya da kazanmak amacıyla, gerçeği yansıtmayan bir şekilde onu övmek… Bu tanım, basit bir sözcük gibi görünse de, içinde insan ilişkilerinin dinamiklerini ve güç ilişkilerini barındırır.
Pohpohlamak bazen bir iletişim stratejisi, bazen bir savunma mekanizması, bazen de bir toplumsal uyum aracı hâline gelir. Özellikle kadınların sosyal ilişkilerde daha “duygusal zeka” odaklı, empatik roller üstlenmesi; erkeklerin ise “analitik” ve “çözüm odaklı” bir yaklaşımı benimsemeleri bu kavramın algısını da şekillendirir.
—
Toplumsal Cinsiyetin Pohpohlamadaki Rolü
Kadınlar tarih boyunca ilişkilerde empati kuran, duygusal dengeyi koruyan taraf olarak görülmüştür. Bu durum, onların çoğu zaman “pohpohlayıcı” rolüne itilmesine neden olmuştur. “Tatlı dille işi çözmek”, “yumuşatarak anlatmak” ya da “kırmadan ifade etmek” gibi ifadelerle kadınlara yüklenen bu sosyal sorumluluk, aslında onların iletişimdeki gücünü gösterir.
Erkekler ise genellikle “doğrudanlık” ve “çözüm odaklılık”la ilişkilendirilir. Onlar için “pohpohlamak” çoğu zaman gereksiz veya samimiyetsiz bir davranış olarak algılanır. Ancak bu da toplumsal bir kalıptır; erkeklerin duygusal ifadesini sınırlayan bir normdur. Oysa hem empati hem analiz bir arada olduğunda, iletişim çok daha adil, çok daha etkili olur.
—
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Pohpohlamak
Toplumsal adalet, sadece ekonomik veya hukuksal bir kavram değildir; dilin, iletişimin ve ilişkilerin adaletini de kapsar. Pohpohlama, eğer güç dengesizliği içeren bir ilişkide gerçekleşiyorsa (örneğin bir iş ortamında yöneticiyi memnun etmek amacıyla), bu durumda bir tür “dilsel eşitsizlik” doğurur. Ama eğer karşımızdakini motive etmek, onu değerli hissettirmek için kullanılıyorsa, o zaman bu kelime bir dayanışma aracına dönüşür.
Çeşitlilik perspektifiyle baktığımızda, farklı toplulukların pohpohlamayı farklı biçimlerde yorumladığını da görürüz. Bazı kültürlerde övgü doğal bir sosyal alışkanlıktır; bazılarında ise samimiyetsizlikle eşdeğer sayılır. Bu nedenle, “pohpohlamak” kelimesinin anlamı sabit değil, kültürel bağlama göre değişken bir sosyal davranıştır.
—
Empati ve Denge Arayışı
Empati, pohpohlamanın karşısında değil, bilinçli versiyonudur. Birini pohpohlamak yerine, onu gerçekten anlamak, duygularını görmek ve bu farkındalıkla iletişim kurmak hem daha insancıl hem de daha eşitlikçidir. Burada mesele, övgü değil niyettir. Karşımızdakini manipüle etmek mi istiyoruz, yoksa onunla bağ kurmak mı?
Toplumsal olarak daha adil, daha eşit bir iletişim düzeni kurmak istiyorsak; dürüstlük ve empatiyi pohpohlamanın yerine koymak gerekir. Çünkü gerçek iltifat, karşıdakini yüceltmez; onunla yan yana durur.
—
Topluluğa Açık Bir Soru: Pohpohlamak Sizce Nerede Başlar, Nerede Biter?
Birini motive etmek mi pohpohlamaktır, yoksa onu gerçeklerden uzaklaştırmak mı? Samimiyet ile dalkavukluk arasındaki o ince çizgide siz neredesiniz?
Kendi deneyimlerinizi düşünün: İş yerinde, arkadaş ilişkilerinizde ya da sosyal medyada hiç birini farkında olmadan pohpohladınız mı? Yoksa siz mi pohpohlandınız? Bu davranışın sizce toplumda hangi değerlerle beslendiğini düşünüyorsunuz?
—
Sonuç: Dilden Başlayan Dönüşüm
“Pohpohlamak” kelimesi sadece bir fiil değil, toplumsal yapının bir aynasıdır. Empatiyle birleştiğinde sevgiye, manipülasyonla birleştiğinde baskıya dönüşebilir. Belki de yapmamız gereken şey, kelimenin olumsuz çağrışımını dönüştürmektir — birbirimizi pohpohlamak yerine, birbirimizi anlamak ve yüceltmek… Gerçek sosyal adalet, işte bu dilde başlar.